Başarısızlık korkusu, kişinin bir hedefe ulaşamama ihtimalini olduğundan daha tehdit edici
algılamasıyla ortaya çıkabilir. Bu korku yalnızca sınav, iş ya da kariyer alanında değil;
ilişkilerde, sosyal yaşamda ve kişinin kendisini geliştirmek istediği birçok konuda görülebilir.
Bazı kişiler başarısız olmaktan korktukları için çok fazla çalışırken, bazıları tam tersine
başlamayı sürekli erteler. Dışarıdan bakıldığında isteksizlik gibi görünen davranışların altında
aslında yoğun bir başarısızlık kaygısı bulunabilir.
Başarısızlık Neden Bu Kadar Zorlayıcıdır?
Başarısızlık çoğu zaman yalnızca sonucun istenildiği gibi olmaması değildir. Kişi bu durumu
kendi değeriyle ilişkilendirebilir.
“Başaramazsam yetersizim.”
“İnsanlar benim beceriksiz olduğumu düşünecek.”
“Bu olmazsa hiçbir şeyi başaramam.”
gibi düşünceler ortaya çıkabilir.
Bu durumda kişi yalnızca hedefini kaybetmekten değil, kendisine yönelik olumsuz bir
yargıyla karşılaşmaktan da korkar.
Başarısızlık Korkusu ve Erteleme
Başarısızlık korkusunun en sık görülen sonuçlarından biri ertelemedir.
Kişi bir işe başlamak yerine sürekli hazırlanabilir, doğru zamanı bekleyebilir ya da kendisine
yeni gerekçeler üretebilir.
“Biraz daha hazır olayım.”
“Şu an başlayacak durumda değilim.”
“Daha sonra daha iyi yaparım.”
gibi düşünceler kısa süreli olarak rahatlatıcı olabilir.
Ancak kişi başlamadıkça kendi kapasitesini deneyimleme fırsatı da bulamaz. Böylece
erteleme davranışı başarısızlık korkusunu azaltmak yerine uzun vadede güçlendirebilir.
Mükemmeliyetçilik Başarısızlık Korkusunu Besleyebilir
mi?
Başarısızlık korkusu sıklıkla mükemmeliyetçi beklentilerle birlikte görülür.
Kişi bir işi iyi yapmak yerine kusursuz yapmak zorunda hissedebilir. Bu nedenle küçük bir
hata bile başarısızlık gibi algılanabilir.
Örneğin bir sınavdan yüksek not alan kişi aldığı sonucu takdir etmek yerine kaçırdığı birkaç
soruya odaklanabilir. İş hayatında başarılı bir proje tamamlayan biri yaptığı küçük bir hatayı
günlerce düşünebilir.
Bu durumda başarı ölçütü giderek ulaşılması zor bir hale gelir.
Başarısızlık Korkusunun Çocuklukla İlişkisi
Bazı kişilerde başarısızlık korkusunun temelleri erken dönem deneyimlerinde gelişebilir.
Çocuğun yalnızca başarıları üzerinden takdir edilmesi, sık sık başkalarıyla kıyaslanması veya
hata yaptığında sert şekilde eleştirilmesi zamanla şu inançların oluşmasına katkıda
bulunabilir:
“Başarılı olursam değerliyim.”
“Başarısız olursam insanlar beni kabul etmez.”
“Hata yapmak zayıflıktır.”
Bu inançlar yetişkinlikte kişinin kendisinden sürekli yüksek performans beklemesine neden
olabilir.
Başarısızlık Korkusu Kendini Nasıl Gösterir?
Başarısızlık korkusu her zaman açık bir şekilde “Başarısız olmaktan korkuyorum”
düşüncesiyle ortaya çıkmaz.
Kişi sürekli erteleyebilir, sorumluluk almaktan kaçınabilir, yeni deneyimlerden uzak durabilir
ya da kendisini yalnızca başaracağından emin olduğu alanlarla sınırlayabilir.
Bazı kişiler ise tam tersine aşırı çalışabilir ve dinlenmekte zorlanabilir.
Her iki durumda da kişinin temel amacı başarısızlık ihtimalini mümkün olduğunca kontrol
etmektir.
Kaçınmak Korkuyu Azaltır mı?
Kaçınmak kısa vadede rahatlatıcıdır.
Kişi sınava girmezse başarısız olamaz. Bir işe başvurmazsa reddedilmez. Yeni bir şey
denemezse hata yapmaz.
Ancak aynı zamanda başarılı olma, öğrenme ve gelişme ihtimalinden de uzaklaşır.
Bu nedenle kaçınma davranışı zaman içerisinde kişinin kendisine yönelik güvenini azaltabilir.
Kişi “Denemediğim için yapamadım” dese bile zihninde “Belki zaten yapamazdım”
düşüncesi güçlenebilir.
Başarısızlık Korkusuyla Nasıl Baş Edilebilir?
İlk adım, başarısızlığa yüklenen anlamı fark etmektir.
Kendinize şu soruları sormak faydalı olabilir:
“Başarısız olursam bu benim hakkımda gerçekten ne söyler?”
“Bir hedefe ulaşamamak beni tamamen yetersiz yapar mı?”
“Bu deneyimden ne öğrenebilirim?”
“Başka birinin aynı durumda olduğunu görsem onu nasıl değerlendirirdim?”
Başarısızlığı bir kimlik tanımı yerine bir deneyim olarak görmek önemlidir.
“Ben başarısızım” yerine “Bu sefer istediğim sonucu alamadım” diyebilmek kişinin kendisine
daha gerçekçi yaklaşmasını sağlar.
Sonuç Odaklı Olmak Yerine Sürece Odaklanmak
Başarısızlık korkusunu azaltmanın yollarından biri dikkati yalnızca sonuçtan sürece
çevirmektir.
Her sonucun tamamen kontrolümüzde olmadığını kabul etmek gerekir. Ancak hazırlık
yapmak, çaba göstermek, yeni yöntemler denemek ve deneyimden öğrenmek büyük ölçüde
kontrol edebildiğimiz alanlardır.
Bu nedenle “Başarılı olacak mıyım?” sorusu yerine;
“Bugün hedefime yaklaşmak için ne yapabilirim?”
sorusu daha işlevsel olabilir.
Psikoterapide Başarısızlık Korkusu
Başarısızlık korkusu kişinin önemli fırsatlardan kaçınmasına, sürekli ertelemesine ya da
kendisine aşırı baskı uygulamasına neden oluyorsa psikoterapi sürecinde ele alınabilir.
Terapi sürecinde kişinin başarıya ve başarısızlığa yüklediği anlam, geçmiş deneyimleri,
mükemmeliyetçi beklentileri ve kendisine yönelik eleştirel iç sesi değerlendirilebilir.
Amaç başarısızlık ihtimalini tamamen ortadan kaldırmak değildir. Kişinin başarısızlık ihtimali
varken de harekete geçebilmesi ve olumsuz bir sonuç yaşadığında bununla baş edebileceğine
güvenebilmesidir.
Sonuç
Başarısızlık hayatın doğal bir parçasıdır. Her hedefimize ulaşamayabilir, bazen yanlış karar
verebilir veya beklediğimiz sonucu alamayabiliriz.
Ancak başarısızlık yaşamak ile başarısız biri olmak aynı şey değildir.
Kişinin değerini yalnızca elde ettiği sonuçlarla ölçmemesi, denemeye ve öğrenmeye alan
açması önemlidir.
Bazen gelişimin önündeki en büyük engel başarısız olmak değil, başarısız olma ihtimalinden
dolayı hiç başlamamaktır.
Psikolog Beyza Çoban